Make your own free website on Tripod.com

09-Temmuz 2000
Pazar

Reklamların ardındaki kent: İSTANBUL
FERZENDE KAYA

İstanbul'un tarihi zenginliği ve mimarisi yerini, açık mekanlarda sergilenen afiş, pano, yazılı veya elektronik billboard gibi yoğun görselliğe dayalı medyatik malzemelere bırakmış

"Kentli olmak" sadece kentte yaşamak mıdır? Şüphesiz değil. Kentli olmayı kültürel bağlamda ele alırsak, yalnızca "kentte yaşamak" sonucu çıkmaz. Bir kent kültürü çıkar karşımıza. Peki kent nedir? Yalnızca yüzbinlerce binadan oluşan, karmakarışık bir yer midir? İstanbul'a bakarsak, evet; kent sadece yüzbinlerce binanın üst üste, yan yana, dengesizce konumlandığı karmakarışık bir yer. O zaman bir "kent kültürü"nden sözedebilir miyiz? Hayır. Kültürel yapının, tarihi mimarinin ve sosyo-ekonomik koşulların belirleyici olduğu bir kültür olmalı, kent kültüründen söz edebilmek için.

Estetik görünüm sizlere ömür!

Peki ya İstanbul ne durumda? İstanbul, dünyanın en büyük ve en güzel mekanlarından biri olmasına rağmen, şu anki durumu ne bir kenti ne de bir köyü andırıyor. Kent kültürünü oluşturan en önemli öğelerden biri olan "kentin estetik görünümü" İstanbul'da çoktan yok olmuş. Tarihi zenginliği ve mimarisi, yerini açık mekanlarda sergilenen afiş, pano, yazılı veya elektronik billboard gibi yoğun görselliğe dayalı medyatik malzemelere bırakmış.

Nerede Şehr-i İstanbul?

Halbuki İstanbul dünyanın en güzel ve en büyük mekanlarından biri. Bu özelliği, dünyanın önemli uygarlıklarını çıkarmış iki kıtasını birleştirmesinden, yine dünya tarihinde çok önemli roller oynayan Doğu Roma İmparatorluğu ile Osmanlı İmparatorluğu'na başkentlik yapmasından, önemli kültürlere birleşme ve kaynaşma merkezi olmasından geliyor. Boğaziçi bile İstanbul'u dünyanın en önemli kentlerinden birisi kılmaya yetiyor.

Selamlayın reklamları!

İşte böyle bir şehirde birgün keşfe çıkıp, tarihle bugünün uyumunu görmek isterseniz, büyük moral bozukluğu ve reklamların dört bir yandan saldırmasıyla "dumur"a uğramış vaziyette geri dönersiniz. Şöyle bir Eminönü Meydanı'na inip, oradan Topkapı Sarayı'nı izlemek isterseniz, Topkapı Sarayı'nın görsel zenginliği yerine, meydan ve yol boyunca dikilmiş kule kule reklamlarla karşılaşırsınız. Oradan kaçıp bakışınızı Yeni Cami'ye ya da Süleymaniye'ye çevirmek isterseniz, sağa sola gelişi güzel serpiştirilmiş açık hava reklamları ve yamuk yumuk dükkan tabelaları kapatır önünüzü. Önce birçok büyük firmayı, markayı selamlamak zorunda kalırsınız. Sakın sıkılıp Galata Kulesi'ne bakmaya kalkışmayın, çünkü karşınızda Unkapanı Köprüsü'nden başlayıp Karaköy Meydanı'nda biten bir reklam hattı duruyor. Çareyi vapurla Anadolu yakasına kaçmakta hiç aramayın. Çünkü şehirde reklam konulmamış son yer olan iskele binaları da bu istiladan paylarına düşeni fazlasıyla almış. Yarımadası ve görkemli tarihi yapısıyla İstanbul, reklamlara fon olarak öylece duruyor. Tarihle buluşmak istediğiniz mekanlarda, reklamların karşı konulmaz baskısıyla yüzyüze kalıyorsunuz. Bir kent olmaktan çoktan çıkan İstanbul'un tarihi mimarisi de günden güne yok oluyor.

Belediyede sessizlik

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu tablo karşısında sessiz kalıyor. 1997'den beri reklam yönetmeliği hazırlanmadı. 1997'de konunun yeniden gündeme gelmesi ve baskıların artması üzerine, dönemin belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konuyla ilgili yapılmış bütün çalışmaların birleştirilerek Kontrol Daire Başkanlığı'nda bir komisyon oluşturulmasını ve İstanbul'un tarihi dokusunu koruyacak modern şehircilik anlayışıyla uyum halinde bir ilan ve reklam yönetmeliğinin hazırlanıp Belediye Meclisi'ne sunulmasını istedi. Aralık 1995'te Planlama, İmar, Şehir Planlama, Harita, Gelirler, Emlak, Boğaziçi İmar, Zabıta, Çevre Koruma, Yol Bakım ve Onarım, Yatırım Planlama, Park ve Bahçeler, İktisadi Teftiş Heyeti ve Ulaşım Koordiasyonu müdürlüklerinden oluşan bir komisyon kuruldu. Ancak komisyon hala çalışmalarını tamamlayıp kamuoyuna bir rapor sunmadı. Sanki birileri yönetmeliğin çıkmasını ısrarla engellemek istiyor. İstanbul ise günden günde tükeniyor.




  Baş Sayfa
  Haberler
  Politika
  Dünya
  Kültür-Sanat
  Platform
  Köşe Yazıları
  Medya
  Emek
  Ekonomi
  Yaşam
  Spor
  Okur Mektupları
  Dizi
  Gündem Aktüalite


Gündem Aktüalite


Reklamların ardındaki kent: İSTANBUL
FERZENDE KAYA

'Venedik projesi' uygulanmadı
TURGUT CANSEVER (MİMAR)

Ne etik ne de sempatik
KEREM DOKSAT (PSİKİYATRİST)

Latinceden Esperantoya bilim dili
KLAUS BARTELS

'THE BEST OF İHSANİ'
Kemal Varol

Oyun kağıtlarından 'Kristal Geceye'
Halil Turhanli

Öğrenme ve değişme isteği yerine duygu
Selma Hediye

TUĞRUL ERYILMAZ'LA HAFTANIN ROPORTAJI
Rahmi BATUR

İSVİÇRE Dağlarının Havasını Çektim İçime
EMİN KARACA

Sedat YURTDAŞ
Uzun bir ağıttır Vedat Aydın

UĞUR CANKOÇAK
Güleryüzlü bir sosyalist

DOĞAN AKHANLI
Albay'a ve Kadir'e kimseden mektup yok

Dr. Martinez
Hayat bir gemi, nerde yelkeni?